Avrupa Birliği vizyondan yoksun ve bizim üyeliğimizi istemiyor
Türkiye, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in açıklamalarıyla tetiklenen krizi hafifletme çabaları sürerken, AB’yi stratejik vizyon ve siyasi irade eksikliğiyle suçladı. Von der Leyen, son açıklamalarında AB’nin genişleme politikasına değinerek, Rusya, Türkiye ve Çin’den gelebilecek dış etkileri önlemek için tüm Avrupa kıtasını kapsaması gerektiğini belirtti. Bu, on yıllardır AB üyeliği için aday ülke olan Türkiye’den öfkeli bir tepkiye yol açtı.
Avrupa Birliği vizyondan yoksun ve bizim üyeliğimizi istemiyor.
Türkiye, 1987’de başvurusunu yaptıktan sonra 1999’dan beri AB üyeliği için “aday ülke” statüsünde bulunuyor. Müzakereler 2005’te başladı, ancak on yıldan fazla bir süredir fiilen dondurulmuş durumda ve üyelik için gerçek bir beklenti yok.
Türkiye’de Öfke
Der Leyen’in açıklamaları Türkiye’de öfkeye yol açtı; iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik, açıklamaları “AB’nin dış politikasında çifte standart ve örtük mesajlar taşıyan” ifadeler olarak nitelendirdi.
Perşembe günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan ve bu açıklamaların yanı sıra diğer konuların da ele alındığı parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda Çelik, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye aday ülke olarak yaklaşımının ideolojik temellere dayandığını ve bu açıklamaların Türk-Avrupa ilişkilerinin geleceği hakkındaki tartışmayı yeniden alevlendirdiğini belirtti.
Çelik, Avrupa Birliği’nin stratejik ve siyasi bir güç haline gelemediğini ve Türkiye’nin aday ülke statüsüne rağmen ayrıcalıklı muamele gördüğünü, bunun da Birliğin mevcut durumunu yansıttığını sözlerine ekledi.
Avrupa bizi kendi saflarında istemiyor!
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine ilişkin AB’nin tutumunu değerlendirerek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılma şartlarını yerine getirmesine rağmen, üyeliği kabul etme konusunda siyasi irade veya istek olmadığını ve bu tutumun katılım müzakerelerinin tıkanmasının başlıca nedeni olduğunu ifade etti.
Fidan, geçen Çarşamba Viyana’da Avusturya Dışişleri Bakanı Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Beate Meinl-Reisinger ile yaptığı görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, “Her hikayenin iki yüzü vardır.
Türkiye, şartları yerine getirmeden üyelik başvurusunda bulunmadı. Buna karşılık, AB’nin ‘Şartlar yerine getirildiğinde Türkiye’nin üyeliğini kabul edeceğiz’ deme iradesi yok. Değerlendirme aşamasına geçebilmemiz için bu iradenin AB içinde oluşması gerekiyor.” Dedi.
Viyana Diplomatik Akademisi’ndeki bir toplantıda Fidan, Türkiye’nin AB’nin mevcut yaklaşımına karşılık kendi yol haritasını belirlediğini ve buna göre adımlar attığını belirtti.
Şunları söyledi: “Gerçekçi politikamız, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin her zaman iyi olması gerektiğidir.
AB’nin 1996’dan beri yürürlükte olan Gümrük Birliği anlaşmasını modernize etme iradesini göstermesinde zorluklar var. Umarım mevcut ilişkilerimizi daha yüksek bir seviyeye çıkarabiliriz.”
0 Comments